Günümüzde internet bankacılığı kullanarak şubeye gitmenze gerek kalmadan birçok işlemi yapabiliyoruz. Kira ödemeleri, para transferleri, fatura ödemeleri yapabilir, kredi kartı hareketlerimizi izleyebilir, bize özel sunulan tekliflerden faydalanabilir hatta kredi başvurusu bile yapabiliriz. Özellikle ülkemizde internet kullanımının hala diğer ülke ortalamalarının altında olmasına rağmen internet bankacılığı konusunda geldiğimiz nokta dikkat çekici düzeyde.
Güvenlik çekinceleri nedeniyle gelişimi biraz daha yavaş olmakla birlikte henüz web 2.0 nimetlerinden faydalanılmadığı da bir gerçek.
Diğer ülkelerdeki durum şu şekilde. Microsoft, Google gibi büyük firmaların geliştirdiği kişisel finans yönetimi yazılımları, daha küçük firmaların geliştirdiği web 2.0 uygulamaları ve bankaların ciddi yatırımlar yaptığı internet bankacılığı uygulamaları. Bu konuda ciddi yol alınmış durumda ancak banka sistemleriyle bağımsız finans yazılımları entegre çalışır durumda değiller. Wesabe gibi kişisel finans sitelerinde kullanım sırasında tüm verileri sizin girmeniz gerekiyor. Ardından bazı finansal öneriler almanız mümkün. En son Barclay's Bank'ın yaptığı “Little Extras Calculator” gibi bağımsız çalışan uygulamalar için de aynı durum sözkonusu. Bankanın kendi geliştirdiği bu uygulamayı internet bankacılığına entegre etmesi tam bir İnternet Bankacılığı 2.0 örneği olabilirdi.
Ülkemizde durum biraz daha farklı. Bankaların bu konuda ciddi yol almalarına rağmen çok fazla 3rd party desteği alma şansı yok. Zira bu konuda hizmet veren şirket sayısı oldukça sınırlı. Bu konuda tüm yük bankaların üzerinde.
Peki kısa vadede neler yapılabilir.
Öğrenen bir internet bankacılığı:
Geçmiş hareketlerden kullanıcıya ait bir profil oluşturulması mümkün. “Temmuz ayı kira ödemenizi heniz yapmadınız” şeklinde bir uyarı mesajı aldığınızı düşünsenize.
Öğreten bir internet bankacılığı:
Müşterilerin finansal bilgisi ne kadar fazla olursa, alternatif kanalara yönlendrmek o kadar kolay olur. Şubelerin uzun vadede sadece satış kanalı olarak düşünüldüğü bir ortamda müşterileri internette yakalamışken bilinçlendirmek ve yardımcı olmak çok zor değil. Son dönemde oldukça popüler olan proactive chat uygulamaları buna bir örnek olabilir. “Para transferi yaparken bir hata aldınız. Hemen altında “Size yardımcı olmamızı istermisiniz” şeklinde bir pop-up mesaj çıktığını, tıkladığınızda müşteri temsilcisi ile chat yaptığınızı düşünün”
Tavsiye eden bir internet bankacılığı:
Geçmiş hareketlere bakarak geleceğe dönük tahminler yapmak ve müşterilere önerilerde bulunmak mümkün.
Kredi kartı ekstrelerinizin MSN üzerinden gönderilmesi, tek uygulama üzerinden birden çok banka hesabına erişilebilmesi gibi basit uygulamalar çok uzak değil.
Peki uzun vadede neler yapılabilir? Semantic web konusundaki çalışmalar beklentiler paralelinde olursa – ki bu konuda ciddi yol alındı – inanılmaz gelişmeler bizi bekliyor.
Arama motorunda aşağıdakine benzer arama yapacağımız zamanlar çok da uzak değil:
“Kredibiliteme uygun tek kapılı spor arabaların listesi”